Mustafa Sabri Efendi’den Mehmet Akif’e bir hatırattan yâdımda kalanlar

Mustafa Sabri, baştan beri Akif’e ve onun sanatkâr yapısına hayrandır. Şiirlerini fevkalade bulur ve onları çok sever.

Akif Bey’in hangi şiiri güzel değildir ki, Allah onu şair yaratmış, Namık Kemal’in İsmail Safa için söylediği “şair-i maderzad” sıfatının Akif için daha uygun olacağı kanaatindedir. Mustafa Gülali yazdı.Üstad Ali Ulvi Kurucu’nun hazine değerindeki Hatıralar’ı edebiyat tarihimiz açısından olduğu kadar yakın dönem Türkiye tarihi, siyaseti ve sosyolojisi açısından da çok büyük öneme sahip. Ertuğrul Düzdağ’ın üstadla on yıl boyunca kâh Medine’de kâh İstanbul’da yüz yüze görüşmek ve yetmiş beş saati bulan konuşmalarını kasetlere kaydetmek suretiyle meydana getirdiği dört ciltlik eser, roman tadında upuzun bir nehir söyleşi. Eser, tarihten sonsuzluğa akıp giden bir nehir gibi sizi derelerden tepelerden, köylerden şehirlerden, devirlerden diyarlardan geçirerek insanda muazzam bir dinî, tarihî ve edebî zevk uyandırıyor. Sade bunlar değil; acı, elem, gözyaşı; ders, ibret, nasihat; sevgi, aşk, muhabbet yağmurlarıyla da sırılsıklam ıslatıyor.
Bu hatırattan yâdımda kalıp da hisseme düşenler şunlar:
Şeyhülislam Mustafa Sabri Efendi
Orta boylu, beyaz tenli, nur simalı, mütebessim çehreli, latif ve narin bir zat. Alçak gönüllü bir baba adam… Osmanlı’nın son şeyhülislamı. Bir zamanların hızlı İttihatçısı, sonraları İtilafçısı. Ehl-i muhabbet, dost, arkadaş canlısı bir şahsiyet. Sırf sohbeti koyulaştırmak için partiden arkadaşı Hamdi Topbaş Bey’in duman tüttürmesine dahi göz yuman hatta onu bu yönde teşvik etmekten bile geri durmayan bir âlim. “Efendim, dua ediniz de bunu bırakayım.” diyen Hamdi Topbaş Bey’e kahve söyleyerek “Hele şimdilik dua edinceye kadar iç de sonrası Allah kerim…” diyecek kadar da ehl-i keyif…Devamı: https://www.dunyabizim.com/kitap/mustafa-sabri-efendiden-mehmet-akife-bir-hatirattan-ydimda-kalanlar-h32024.html

Web Design BangladeshWeb Design BangladeshMymensingh